• 18.9.2021

Benim Penceremden

Benim Penceremden

Benim Penceremden

Merhaba sevgili okurlar,

Beni bu sitenin köşesinde yazma konusunda teşvik eden dostum, bizzat bodrumbizim.com sitesinin sahibidir ve bu yazıma ona teşekkür ettiğimi bildirerek başlıyorum.

Bugünlerde galiba başıma gelen birkaç olaydan dolayı insanlara güven konusu kafamı çok kurcaladığı için güven muhabbetine eğilmek istedim.

Her izlediğimde aşkın saf halini görmekten gözlerimin yaşardığı Selvi Boylum Al Yazmalım filminin repliği gibi olacak biraz ama; Güven neydi?

İnsan cinsinin en miniği bir bebek güvenmeyi ya da güvenmemeyi ne zaman öğrenir? Yani ağladığında annesi meme veriyorsa güven duygusu gelişir aksi olursa gelişmez mi? Ve bu karşılaşılan her durumda iyi/kötü, güven/güvenme diye insan beyni tarafından sınıflandırılarak biriklenip gider mi? 

Ben kırgınlıklarımın çoğunu içime atan biri olarak sanırım güvenmeme konusunda ihtisas yapıyorum. Para kazanmaya başlaman herkesin başına gelmiştir mesela. Borç verip alamamışsınızdır, hatta borç sahibinin karşınızda hicap bile duymadığını fark etmişsinizdir. Sevmiş aldatılmışsınızdır. Yahut en kötüsü ve sanırım en yaygını aile mensupları tarafından güven duygunuz yerle bir edilmiştir. Ve sonunda bir uzman şüpheci olup çıkmışsınızdır.

Ee ne demişler “Çünkü herkes öldürür sevdiğini”. Aslında tabii yaralanmanın, sarsılmanın en büyüğü ummadığın yerden yani en yakınından, ailenden geldiği için sıralamada başta yer alır zannımca.

Peki ne yapalım?
Sosyal varlıklarız ve pek çok konuda birbirimize muhtaç haldeyiz. Sizce güvenmemeyi düstur edinen biri güven verebilir mi? 

Yazı karamsar görünse bile ben olumlu yönde yapmaya çalıştığım bir şeyden bahsedeceğim. Kendimin arayıp da bulamadığı güveni başkalarına vermek için çok dikkatli davranıyorum. Misal, kimseyi yargılamadan dinlemeye, onun duygularını olduğu gibi kabul edip saygı duymaya azami çaba harcıyorum. Günümüz insanının daha çok empati kurmaya ihtiyacı var ve karşısındakini olduğu gibi kabul etmesi, edemiyorsa da bunu uygun bir dille kırmadan ifade etmesi veya kendi gerçeğine göre onu şekillendirip değiştirmeye çalışmaması bence insanlık için atılan çok olumlu bir adım olurdu.

O.GÜN

İlk yazının heyecanı mı diyelim bilmiyorum ama okuyucunun kafasını karıştırdıysam, affola!